| Burdasın: Forum => Enok => Rüya Vizyonu: Melekler için Aracilik |
|
| admin (şimdiye kadar 6 posta) |
Rüya Vizyonu: Melekler İçin Aracılık 12. Bölüm 1. Tüm bu şeylerin öncesinde Enok gizlenmişti ve hiçbir insanoğlu onun nereye gizlendiğini, ne durumda olduğunu bilmiyordu. 2. Onun tüm faaliyetleri Gözcülerle ve kutsal olanlarla ilgiliydi. 3. Ben, Enok, Ulu Efendimizi ve Barış Kralını kutsuyordum. 4. Gözcüler beni Katip Enok diye adlandırıyorlardı. 5. Sonra Ulu Efendimiz seslenip bana dediler ki: Enok, adaletin katibi. Git o yüce cenneti ve sonsuz kutsal mekânlarını terk eden, kendilerini kadınlarla kirleten, insanoğullarının yaptığını yapan, 6. onları kendine eş olarak alıp dünyada büyük bir yozlaşma yaratan Gözcülere deki, 7. dünyada asla huzur bulmayacaklar. Günahları affedilmeyecek, çocuklarından da mutluluk bulmayacaklar. Sevdiklerinin katledilişini görecek, oğullarının yok edilişinin yasını tutacaklar ve sonsuza kadar yalvaracaklar ama onlara merhamet ve huzur gösterilmeyecek. 13. Bölüm 1. Sonra Enok gidip Azazile dedi ki: Huzur bulmayacaksın. Sana büyük bir ceza geldi. 2. Öğrettiğin kanunsuzluklar, insanoğullarına gösterdiğin tüm aldatıcı, gayrimeşru ve sapkın şeyler yüzünden, 3. sana ne huzur, ne merhamet, ne de şefaat gösterilecek. 4. Sonra gidip tüm Gözcülerle konuştum. 5. Hepsi korkuyordu. Korku ve titreme içindeydiler. 6. Affedilmek için benden onlar adına bir istek yazmamı ve isteklerini yüce göğün Tanrısının önünde okumamı istediler. Cezalarının nedeni olan günahlarından dolayı artık Onunla konuşamıyor, gözlerini göğe kaldıramıyorlardı. 7. Affedilme ve ve huzur bulmayla ilgili isteklerini, dualarını yazdım yine de. 8. Yola çıktım ve Hermonun güney batısındaki Dan diyarında, Dan sularının kenarında oturdum. Uyuyakalana kadar okudum isteklerini. 9. Ve bir rüya gördüm. Üzerimde vizyonlar ve cezalandırma görüntüleri gördüm. Bir ses gelip bu rüyayı göğün çocuklarına anlatmamı ve onları uyarmamı söyledi. Uyanınca yanlarına gittim. Lübnan ile Seneser arasındaki Oubelseyaelde toplanmış ağlıyorlardı ve yüzleri örtülüydü. 10. Onlara uykuda gördüğüm vizyonları anlattım. 11. Gökleri terk eden Gözcülere doğruluk hakkında sözler söylemeye ve onu azarlamaya başladım. 14. Bölüm 1. Bu kitap, o vizyonda Ulu Tanrının verdiği emre uygun olarak anlatılan doğruluk sözleri ve Gözcülerin azarlanışı hakkındadır. O vizyonda gördüklerimi şimdi ağzımın nefesiyle ve etten bir dille anlatacağım. Yüce Olan konuşmak için dil, 2. anlamak için kalp vermiştir. Yüce Olan nasıl insanoğluna bilgelik sözlerini anlama gücü verdiyse, beni de yaratıp Gözcüleri, göğün çocuklarını azarlama gücü verdi. Onlara dedim ki: Dileğinizi yazdım ve vizyonumda bana gösterildi ki, dileğiniz asla kabul edilmeyecek. 3. Sonunda size yargılama geldi ve isteğiniz kabul edilmeyecek. 4. Bu zamandan sonra asla cennete yükselemeyeceksiniz. Dünya var olduğu sürece zincirlenmenize karar verildi. 5. Ama bunlardan önce sevdiğiniz çocuklarınızın yok oluşunu göreceksiniz. Onlar sizin olmayacak; kılıçla önünüze düşürülecekler. 6. Kendiniz ve çocuklarınızla ilgili hiçbir şey dileyemeyeceksiniz. 7. Sessizlik içinde yalvaracaksınız. Yazacağım kitabın sözleri, 8. Ve bir vizyon göründü gözüme. 9. Bulutlar beni davet etti, bir sisin içine çekildim. Yıldızların ve şimşeklerin gösterdiği yolda ileri taşındım. 10. Rüzgârlar beni uçurup göğe kaldırdı. Kristal taşlardan yapılma, etrafı kızgın alevlerle çevrili bir duvara yaklaşana kadar yükseldim. Korkmaya başladım. 11. Kızgın alevlerin içinden geçtim 12. ve kristal taşlardan yapılmış büyük bir eve yaklaştım. Evin duvarları ve zemini kristallerden bir mozaik gibiydi. Temeli de kristaldi. Tavanı parlayan yıldızlar, çakan şimşekler gibiydi ve aralarında kızgın Kerubiler vardı. Gök su gibi berraktı. Duvarları etrafında bir ateş vardı ve kapıları da yanıyordu. O eve girdim. Ateş gibi sıcak, buz gibi soğuktu. İçeride hiçbir hayat belirtisi yoktu ve keyifsizdi. Korkuyla kaplandım ve sonra bir titremeye tutuldum. 13. O titreme içinde yüz üstü düştüm. Bir vizyon daha gördüm. 14. İkinci bir ev daha vardı ve ilkinden büyüktü. Tamamen alevlerden yapılmaydı ve tüm kapıları önümde açıldı. 15. Her şeyiyle mükemmeldi ve çok büyüktü. Mükemmelliğini ve büyüklüğünü tasvir etmem mümkün değil. 16. Zemini ateştendi. Üzerinde şimşekler ve parlayan yıldızlar vardı. Çatısı da yanan bir ateşti. 17. Dikkatlice bakınca o evde yüksek bir taht olduğunu gördüm. 18. Görünüşü kristalimsiydi ve çevresi parlayan güneş gibiydi. Kerubilerin sesi vardı. 19. Tahtın altından ateşten ırmaklar çıkıyordu. 20. Bakmak imkânsızdı. 21. Şanı büyük biri oturuyordu üzerinde. 22. Elbisesi güneşten daha parlak, kardan daha beyazdı. 23. Haşmetinden, ışığından hiçbir melek onun yüzünü göremiyordu. Hiçbir insan da ona bakamazdı. Etrafı ateşle çevriliydi 24. ve önünde de büyük bir ateş vardı. Etrafındaki kimse ona yaklaşamıyordu. Önünde on binlerce kere on binlerce varlık vardı ama onun hiçbir öğüde ihtiyacı yoktu. Yanındaki kutsal varlıklar ne gece ne de gündüz onun yanından bir an olsun ayrılmıyordu. O ana kadar yüzüstü yerde duruyor, titriyordum. Ve Tanrı kendi sesiyle beni çağırdı, dedi ki: Yakınlaş Enok, sözümü duy. 25. Sonra oradaki varlıklardan biri gelip beni kaldırdı, birlikte kapıya yaklaştık. Yüzümü eğdim. 15. Bölüm 1. Tanrı bana dedi ki: Korkma adaletin katibi adil Enok. Yaklaş ve sözlerimi duy. Git seni araya koyan göklerin Gözcülerine de ki: Siz insanlar için araya girmelisiniz, insanlar sizin için değil! 2. Neden yüksek, ayrı ve sonsuz cennetten ayrılıp kadınlarla yattınız, insanların kızlarıyla kendinizi kirlettiniz ve onları kendinize eş olarak aldınız? Neden insanoğlunun arasına karışıp dev oğullar peydahladınız? 3. Yüksek, ruhsal ve sonsuz bir hayat yaşarken neden kendinizi kadınların kanıyla kirlettiniz? Neden insan kanına karıştınız? Neden insanlar gibi bedene ve kana sahip olanları yaptınız? 4. Ve şimdi onlar da ölecek. 5. Dünyadaki erkeklere eş olarak kadınlar verdim ki onları gebe bırakıp çocuk sahibi olsunlar ve hiçbir şeyleri eksik olmasın. 6. Siz dünyadakilerden farklı olarak önceden ruhtunuz, sonsuz hayatı yaşıyordunuz; ölümsüzdünüz. 7. Size eş vermedim çünkü yeriniz göklerdi. 8. Şimdi bu ruhtan ve etten olma devlere dünyada kötü ruhlar denecek ve mekânları dünya olacak. İnsanlardan ve Gözcülerden doğdukları için onların bedenleri kötü ruhlara hizmet edecek. Göğün ruhlarının mekânı gökler, dünyada doğan dünya ruhlarının mekânı dünyadır. 9. Devlerin ruhları dünyaya zulüm, yozlaşma, savaş ve bela getirecek. 10. Feryatlara neden olacaklar. Onların yemeye ihtiyacı yoktur ama yine de acıkır, susarlar. Ve suç işlerler. Bu ruhlar insanoğullarına, özellikle kadınlara zulmedecek, çünkü onlardan çıktılar. 16. Bölüm 1. Bu devler ölecek ve ruhları bedenlerini terk edecek. Zamanlarının tamamlanacağı büyük yargı gününe kadar bunu sürdürecekler. O gün Gözcüler ve inançsızlar tam bir yıkıma uğratılacak. 2. Şimdi, isteklerini bildirmek için seni gönderen, bir zamanlar göklerde ikamet eden o Gözcülere de ki: 3. Evet, bir zamanlar göklerdeydiniz ama tüm sırlar size açıklanmamıştı. Sizin öğrendikleriniz sadece kıymetsiz şeylerdi! 4. Katı kalpliliğinizle bunları kadınlara öğrettiniz ve kadınlarla erkekler de o gizemlerle dünyada pek çok kötülük yapıyor. 5. O yüzden siz hiç huzur bulamayacaksınız! |