Sloganın burada duracak

Forum



Forum - Rüya Vizyonu: Melekler için Aracilik

Burdasın:
Forum => Enok => Rüya Vizyonu: Melekler için Aracilik

<-Geri

 1 

Devam->


admin
(şimdiye kadar 6 posta)
13.09.2016 17:23 (UTC)[alıntı yap]
Rüya Vizyonu: Melekler İçin Aracılık
12. Bölüm
1. Tüm bu şeylerin öncesinde Enok gizlenmişti ve hiçbir insanoğlu onun nereye gizlendiğini, ne
durumda olduğunu bilmiyordu.
2. Onun tüm faaliyetleri Gözcüler’le ve kutsal olanlarla ilgiliydi.
3. Ben, Enok, Ulu Efendimiz’i ve Barış Kralını kutsuyordum.
4. Gözcüler beni “Katip Enok” diye adlandırıyorlardı.
5. Sonra Ulu Efendimiz seslenip bana dediler ki: “Enok, adaletin katibi. Git o yüce cenneti ve sonsuz
kutsal mekânlarını terk eden, kendilerini kadınlarla kirleten, insanoğullarının yaptığını yapan,
6. onları kendine eş olarak alıp dünyada büyük bir yozlaşma yaratan Gözcülere deki,
7. dünyada asla huzur bulmayacaklar. Günahları affedilmeyecek, çocuklarından da mutluluk
bulmayacaklar. Sevdiklerinin katledilişini görecek, oğullarının yok edilişinin yasını tutacaklar ve
sonsuza kadar yalvaracaklar ama onlara merhamet ve huzur gösterilmeyecek.”
13. Bölüm
1. Sonra Enok gidip Azazil’e dedi ki: “Huzur bulmayacaksın. Sana büyük bir ceza geldi.
2. Öğrettiğin kanunsuzluklar, insanoğullarına gösterdiğin tüm aldatıcı, gayrimeşru ve sapkın şeyler
yüzünden,
3. sana ne huzur, ne merhamet, ne de şefaat gösterilecek.”
4. Sonra gidip tüm Gözcülerle konuştum.
5. Hepsi korkuyordu. Korku ve titreme içindeydiler.
6. Affedilmek için benden onlar adına bir istek yazmamı
ve isteklerini yüce göğün Tanrısının
önünde okumamı istediler. Cezalarının nedeni olan günahlarından dolayı artık O’nunla konuşamıyor,
gözlerini göğe kaldıramıyorlardı.
7. Affedilme ve ve huzur bulmayla ilgili isteklerini, dualarını yazdım yine de.
8. Yola çıktım ve Hermon’un güney batısındaki Dan
diyarında, Dan sularının kenarında oturdum.
Uyuyakalana kadar okudum isteklerini.
9. Ve bir rüya gördüm. Üzerimde vizyonlar ve cezalandırma görüntüleri gördüm. Bir ses gelip bu
rüyayı göğün çocuklarına anlatmamı ve onları uyarmamı söyledi. Uyanınca yanlarına gittim. Lübnan
ile Seneser arasındaki Oubelseyael’de toplanmış ağlıyorlardı ve yüzleri örtülüydü.
10. Onlara uykuda gördüğüm vizyonları anlattım.
11. Gökleri terk eden Gözcülere doğruluk hakkında sözler söylemeye ve onu azarlamaya başladım.
14. Bölüm
1. Bu kitap, o vizyonda Ulu Tanrı’nın verdiği emre uygun olarak anlatılan doğruluk sözleri ve
Gözcülerin azarlanışı hakkındadır. O vizyonda gördüklerimi şimdi ağzımın nefesiyle ve etten bir
dille anlatacağım. Yüce Olan konuşmak için dil,
2. anlamak için kalp vermiştir. Yüce Olan nasıl insanoğluna bilgelik sözlerini anlama gücü
verdiyse, beni de yaratıp Gözcüleri, göğün çocuklarını azarlama gücü verdi. Onlara dedim ki:
“Dileğinizi yazdım ve vizyonumda bana gösterildi ki, dileğiniz asla kabul edilmeyecek.
3. Sonunda size yargılama geldi ve isteğiniz kabul edilmeyecek.
4. Bu zamandan sonra asla cennete yükselemeyeceksiniz. Dünya var olduğu sürece zincirlenmenize
karar verildi.
5. Ama bunlardan önce sevdiğiniz çocuklarınızın yok oluşunu göreceksiniz. Onlar sizin olmayacak;
kılıçla önünüze düşürülecekler.
6. Kendiniz ve çocuklarınızla ilgili hiçbir şey dileyemeyeceksiniz.
7. Sessizlik içinde yalvaracaksınız. Yazacağım kitabın sözleri,
8. “Ve bir vizyon göründü gözüme.
9. Bulutlar beni davet etti, bir sisin içine çekildim. Yıldızların ve şimşeklerin gösterdiği yolda ileri
taşındım.
10. Rüzgârlar beni uçurup göğe kaldırdı. Kristal taşlardan yapılma, etrafı kızgın alevlerle
çevrili
bir duvara yaklaşana kadar yükseldim. Korkmaya başladım.
11. Kızgın alevlerin içinden geçtim
12. ve kristal taşlardan yapılmış büyük bir eve yaklaştım. Evin duvarları ve zemini kristallerden bir
mozaik gibiydi. Temeli de kristaldi. Tavanı parlayan yıldızlar, çakan şimşekler gibiydi ve aralarında
kızgın Kerubiler
vardı. Gök su gibi berraktı. Duvarları etrafında bir ateş vardı ve kapıları da
yanıyordu. O eve girdim. Ateş gibi sıcak, buz gibi soğuktu. İçeride hiçbir hayat belirtisi yoktu ve
keyifsizdi. Korkuyla kaplandım ve sonra bir titremeye tutuldum.
13. O titreme içinde yüz üstü düştüm. Bir vizyon daha gördüm.
14. İkinci bir ev daha vardı ve ilkinden büyüktü. Tamamen alevlerden yapılmaydı ve tüm kapıları
önümde açıldı.
15. Her şeyiyle mükemmeldi ve çok büyüktü. Mükemmelliğini ve büyüklüğünü tasvir etmem
mümkün değil.
16. Zemini ateştendi. Üzerinde şimşekler ve parlayan yıldızlar vardı. Çatısı da yanan bir ateşti.
17. Dikkatlice bakınca o evde yüksek bir taht olduğunu gördüm.
18. Görünüşü kristalimsiydi ve çevresi parlayan güneş gibiydi. Kerubilerin sesi
vardı.
19. Tahtın altından ateşten ırmaklar çıkıyordu.
20. Bakmak imkânsızdı.
21. Şanı büyük biri oturuyordu üzerinde.
22. Elbisesi güneşten daha parlak, kardan daha beyazdı.
23. Haşmetinden, ışığından hiçbir melek onun yüzünü göremiyordu. Hiçbir insan da ona bakamazdı.
Etrafı ateşle çevriliydi
24. ve önünde de büyük bir ateş vardı. Etrafındaki kimse ona yaklaşamıyordu. Önünde on binlerce
kere on binlerce varlık
vardı ama onun hiçbir öğüde ihtiyacı yoktu. Yanındaki kutsal varlıklar ne
gece ne de gündüz onun yanından bir an olsun ayrılmıyordu. O ana kadar yüzüstü yerde duruyor,
titriyordum. Ve Tanrı kendi sesiyle beni çağırdı, dedi ki: “Yakınlaş Enok, sözümü duy.”
25. Sonra oradaki varlıklardan biri gelip beni kaldırdı, birlikte kapıya yaklaştık. Yüzümü eğdim.
15. Bölüm
1. Tanrı bana dedi ki: “Korkma adaletin katibi adil Enok. Yaklaş ve sözlerimi duy. Git seni araya
koyan göklerin Gözcülerine de ki: ‘Siz insanlar için araya girmelisiniz, insanlar sizin için değil!
2. Neden yüksek, ayrı ve sonsuz cennetten ayrılıp kadınlarla yattınız, insanların kızlarıyla kendinizi
kirlettiniz ve onları kendinize eş olarak aldınız? Neden insanoğlunun arasına karışıp dev oğullar
peydahladınız?
3. Yüksek, ruhsal ve sonsuz bir hayat yaşarken neden kendinizi kadınların kanıyla kirlettiniz? Neden
insan kanına karıştınız? Neden insanlar gibi bedene ve kana sahip olanları yaptınız?
4. Ve şimdi onlar da ölecek.
5. Dünyadaki erkeklere eş olarak kadınlar verdim ki onları gebe bırakıp çocuk sahibi olsunlar ve
hiçbir şeyleri eksik olmasın.
6. Siz dünyadakilerden farklı olarak önceden ruhtunuz, sonsuz hayatı yaşıyordunuz; ölümsüzdünüz.
7. Size eş vermedim çünkü yeriniz göklerdi.
8. Şimdi bu ruhtan ve etten olma devlere dünyada kötü ruhlar denecek ve mekânları dünya olacak.
İnsanlardan ve Gözcüler’den doğdukları için onların bedenleri kötü ruhlara hizmet edecek. Göğün
ruhlarının mekânı gökler, dünyada doğan dünya ruhlarının mekânı dünyadır.
9. Devlerin ruhları dünyaya zulüm, yozlaşma, savaş ve bela getirecek.
10. Feryatlara neden olacaklar. Onların yemeye ihtiyacı yoktur ama yine de acıkır, susarlar. Ve suç
işlerler. Bu ruhlar insanoğullarına, özellikle kadınlara zulmedecek, çünkü onlardan çıktılar.’
16. Bölüm
1. ‘Bu devler ölecek ve ruhları bedenlerini terk edecek. Zamanlarının tamamlanacağı büyük yargı
gününe kadar bunu sürdürecekler. O gün Gözcüler ve inançsızlar tam bir yıkıma uğratılacak.’
2. Şimdi, isteklerini bildirmek için seni gönderen, bir zamanlar göklerde ikamet eden o Gözcülere
de ki:
3. ‘Evet, bir zamanlar göklerdeydiniz ama tüm sırlar size açıklanmamıştı. Sizin öğrendikleriniz
sadece kıymetsiz şeylerdi!
4. Katı kalpliliğinizle bunları kadınlara öğrettiniz ve kadınlarla erkekler de o gizemlerle dünyada pek çok kötülük yapıyor.
5. O yüzden siz hiç huzur bulamayacaksınız!’”

Cevapla:

Nickin:

 Metin rengi:

 Metin büyüklüğü:
Tag leri kapat



Bütün konular: 6
Bütün postalar: 6
Bütün kullanıcılar: 1
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol